Sosyal fobisi olan insanlar yaşadıkları türlü kaygılar sebebiyle pek çok faaliyeti yapamıyor ve zamanla insanlarla diyalog kurmakta çok ciddi güçlükler yaşıyorlar. Sosyal fobi nedeniyle; yanlış bir şeyler söyleme korkusuyla konuşamayan, lokanta, cafe vb yerlerde tüm gözlerin onu takip ettiğini düşünerek bir şeyler yiyip içemeyen, umumi tuvaletleri dahi kullanamayan kişiler vardır. Sosyal fobisi olan kişilerin, bu korkuları yakın aile çevresi içindeyken çok şiddetli olmamakla beraber, özellikle yeni tanışılan insanların bulunduğu veya tamamen yabancı ortamlara girildiğinde çok yoğun şekilde artmaktadır.

Sosyal fobi, giderek daha sık rastlanılmaya başlanılan ve insan yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle de önemi giderek artan bir sorun. Özünde başkaları tarafından gülünç buluma, aşağılanma korkusu olan sosyal fobiyi normal ve sağlıklı olan sosyal anksiyete ile karıştırmamak gerekli. İnsanların bir iş yaparken, herhangi bir davranışta bulunurken, özellikle de birilerinin önünde kendilerini ortaya koymaya çalışırken belli bir heyecan duymaları olağan bir durumdur. Hatta böylesi bir heyecanın ilişkileri motive edici, hazırlayıcı bir yönü olduğundan, insanın daha iyiyi yapabilme isteğini arttırdığından söz edilebilir. Örneğin; bir topluluk önünde önemli bir konuşma yapacak olan kişinin heyecanı, sosyal fobi düzeyine ulaşmıyorsa, bu durumu sosyal fobi olarak görmemek ve başarıyı, performansı arttıran güzel bir heyecan olarak değerlendirmek gerekir. Sosyal heyecanı sosyal fobiden ayıran en önemli özellik; kişi topluluk önünde bir şeyler yapmaya devam ettikçe, bu konuda deneyim kazandıkça sosyal heyacan azalırken, sosyal fobi durumlarında deneyim kazanmanın heyecan üzerinde etkili olmaması, aksine kişilerin bu durumdan şiddetle kaçmaya çalışmalarıdır.