Sosyal fobi çocukluk ve ergenlik çağında başlayabilir. Çocukluk çağında özellikle utangaç, içe kapanık, az iletişim kuran yakınlarından başkasına yaklaşmayan ve hırçınlık gösteren çocuklar okula başladıklarında daha ciddi sorunlar yaşayabilirler. Sosyal ortamlarda bulunmaktan kaynaklanan kaygı zamanla çocukta okul fobisine dönüşür. Çocuk okula gitmemeye, okuldan kaçmaya, derste kalksa dahi konuşmamaya, göz teması kuramamaya başlar. Sınavlarda fazlaca heyecanlanır, öğretmeniyle konuşamaz ve saldırganca davranışlar sergileyebilir. Konuşamayan, arkadaşlık kuramayan ve kendisini ifade edemeyen çocuk zamanla derslerinde başarısızlık yaşar. Bunun sonucu olarak ailesi, öğretmenleri ve arkadaşları tarafından baskı altına alınır eleştirilir. Bütün bunların sonucunda çocuk okuldan eğitimden uzaklaşır ve yalnızlaşır.

Sosyal fobi ergenlikte daha belirgin biçimde ortaya çıkmaya başlar. Normal şartlarda arkadaş gruplarına yönelmesi gereken ergen yalnız kalmaya, sosyal ilişkilerden kaçınmaya başlar. Bu durumda olan bir ergen hem ergenliğin getirdiği fiziksel ve psikolojik değişim ve dürtülerle baş etmek zorunda kalır hem de iletişim sorunuyla uğraşır. Bu dönemde özellikle bir şey söylersem aşağılanırım küçük düşürülürüm kaygısı ağırlık kazanır. Genç toplumdan kopmaya başlar. Ergenin bu durumda ailesi tarafından doğru anlaşılıp gereken yardımı almasının sağlanması ve kendisine uygun özdeşim modellerine yönelmesinin desteklenmesi büyük önem arz etmektedir.