Çocuklarda ve gençlerde tipik depresyon belirtileri olmayabilir. Daha çok davranış ve tutum değişiklikleri belirgindir. Aşırı ağlama, hırçınlık, asi davranışlar, çabuk sinirlenmeler görülebilir, erken yaşta alkol ve uyuşturucu kullanımına başlamanın temelinde depresyon olabilir.
Depresyonun artık daha erken yaşlarda görüldüğünü biliyoruz. Günümüzde çocuklar da depresyona girebilmektedir. Çocukluk çağı depresyonu gün geçtikçe artmakta ve çocuk gelişimi için tehdit oluşturmaktadır.
Dikkat edilmesi gereken en önemli şey, depresyonun kökeninde özellikle ilk 1 yaş içerisinde bakım veren insanın eksikliği olabilir. Burada önemli olan annenin, bakıcının ya da çocukla ilgilenen kişinin eksikliği veya verdiği bakımın yetersizliğidir.
Özellikle ilk 6 yaş içerisinde çocuğa davranışlar çok önemlidir. İlk 1 yılda düzenli, devamlı ve aynı insan tarafından bakım verilmesi, ondan sonra da bu devamlılığın sürdürülmesi çok önemli.
Yine aile içerisinde aşırı bir duygu dışavurumunun, abartılı duyguların veya aşırı soğuk davranışların olmaması gerekir. Çocuğun tuvalet eğitiminin katı bir şekilde verilmemesi, uygun bir tuvalet eğitimi verilmesi, çocukla iletişimin sağlanması depresyona eğilim açısından çok önemli. Annenin, babanın ya da bakım veren kişinin kaybı depresyona zemin hazırlayabilir.
Çocuk gelişimi aşamalarında depresyon tehlikesini gözardı etmemek lazım. Bu süreçte çocuğumuzun davranışlarını iyi gözlemlememiz değerlendirmemiz büyük önem taşımaktadır. Çocuklarda depresyonun nedenleri olarak, aile veya kan bağı olan tüm akrabalarda genelde düşünce biçiminin kötümser, evhamlı, hassas, alıngan olması, çevresel stresler, yaşamında önemli yeri olan kişi ya da kişileri, ölüm ya da ayrılıkla yitirme ya da onun eski ilgisini kaybetmesi ve çocuğa yeterli sosyal destek olmaması da etkilidir.
Depresyonun okula başlama, kardeş doğumu, yer ya da okul değişimleri ile kendisi ve ailesinde hastalık, ölüm ve ayrılma gibi önemli streslerin yaşandığı dönemlerde depresyon riski artar. Ailelerin çocuklarında en az birkaç haftadır devam eden olağandışı hal ve davranış biçimlerine dikkat etmeleri gerekir, çocukta depresyonu ele veren en önemli belirtileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

  • Keyifsizlik, neşesizlik, huzursuzluk, hırçınlık, sinirlilik ya da içe kapanma, aldırmazlık ve uyaranlara cevapsızlık.
  • Uyku alışkanlıklarında bozulmalar. (Uykudan korkarak uyanma, yalnız uyuyamama)
  • Yeme alışkanlıklarında bozulmalar. (Önceden sevdiği yiyeceklere isteksizlik, kilo alamama, hatta kilo kaybı)
  • Ders başarısında düşmeler olabilir.
  • Arkadaşlarına ve oyuna ilgi azalması yaşanabilir.
  • Yaşamama isteksizliğini” dile getirmesi ya da benzer notlar yazması.
  • Tanımlanamayan bir sıkıntı hali, hoşlandığı aktivitelere ilgisizlik.
  • Aşırı hassas, alıngan ve abartılı yorum ve tepkilerin olması. (Bağırma ya da ağlama)

Sözü edilen durumlardan bir ya da birkaçının çocukta görülmesi halinde konunun uzmanına başvurulması, çocuğun öğretmeni ile konuşulup okul ve arkadaş ilişkilerindeki değişikliklerin değerlendirilmesi gerekebilir. En önemlisi ona kabul göstererek, sevgiyle ve güven vermeye çalışarak yaklaşım göstermeli onunla mutlaka iletişim kurmalı ve bunaltmayacak şekilde gözlemlenmesi faydalı olacaktır.